:-: Başak Kültür ve Sanat Vakfı :-:

Binlerce başak boy veriyor...

Anasayfa
DUYURU
Yazar Deniz Perçin   
Pazartesi, 07 Eylül 2009

 

İYİ Kİ DOĞDUN BAŞAK!!

 

 

İşte bir yılı daha devirdik yine, mutlulukla, hüzünle, heyecanla, geçmiş bir sene… Hayatın çentiklerine takılmış tüm çizgileri bir araya getiren, minicik yüreklerin sıcacık atışlarında can bulan Başak tekrar doğdu…

 

 

Başak Kültür ve Sanat Vakfı 29 Ağustos 2010’da 7. kuruluş yıldönümünü büyük heyecanla kutladı. Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nin salonunda yapılan etkinliğe birçok sanatçı ve sanat gönüllüsü destek verdi.

 

 

Perdesini Başak’la yola çıkmış ve dört yıldır vakıf bünyesinde çalışmalarını yürüten Başak Müzik grubu’nun kendi derledikleri ve düzenledikleri repertuarları ile açan sahne, Şahmeran Çocuk Tiyatrosu ile devam etti. Aylardır büyük sıkıntı ve zorluklarla ortaya bir oyun çıkarmaya çalışan miniklerin ana dilleri Kürtçe ‘de sahneledikleri performansları herkesin bam telini titretecek türdendi. Alınan hiçbir provada bile gösterilmeyen bir performans ile sahnede göz dolduran çocuklar tüm izleyicilerden tam not alarak sahneden ayrıldı.

 

 

Şahmeran tiyatrosu için o gecenin önemi daha bir anlamlıydı sanki zira çok uzaklardan gelerek bir şekilde yolları kesişen bu çocuklar birer tohumdan nasıl Başak’a dönüştüklerini herkesle övünerek paylaştılar o akşam.

 

 

Uzak diyarların esintilerini yüreklerimize taşıyan Fransız Müzik grubunun ezgileri bizlere acının dilinin aynı olduğunu bir kere daha hatırlattı. Fransız egemenliği altında benliklerini kabul ettirmeye çalışan Bruton ailelerinin tüm tarihlerini ve acılarını sığdırdıkları deyiş ve ağıtların paylaşıldığı anlarda gözleri uzaklarda kalmış bir hatıraya takılan birkaç çift göz ilişti izleyenlere…

 

 

Seyr-i Mesel Tiyatrosu devam etti hatıraların bir ucundan tutmaya, bu sefer bizleri daha yakın daha tanıdık diyarlara konuk ettiler, yılların götürdüğü tüm alışkanlıkların nasılda en sağrılı anlarda en güzel yerinden yakaladığını hatırlattılar oyunlarında.

 

 

Ve perde Kardeş Türküler için açıldı bu kez, yıllarını türkülerin kardeşliğine adamış dostların ezgileri arasında yüreğimizde bin başak ve bir BAŞAK özlemi ile akşamın sonlarına geldik. Zaman zaman hayata sorular sorarak sorgulamaya çalıştığımız kimi şeyler o akşam kendi kendini cevapladı belki de. Bir çocuk tebessümünde olandı, bir anne yüreğinde atandı Başak.

 

 

Her yıl yeni başaklarla umutça yüreğimize süzülensin…

 

İyi ki doğdun Başak… Nice yıllara…

 

 

 

BAŞAK KÜLTÜR VE SANAT VAKFI

Tel:0216 4204968
Tel/Fax:0216 5402462
Web:
basaksanatvakfi.org.tr
' ); //--> Bu posta adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır " target="_blank"> Bu posta adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır ,
Bu posta adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

 

 

 

 

 

 

DAVET..

 

 

“Her doğum umuttur, umut Başak’tır, Başak sanattır

  Doğum günün kutlu olsun Başak”

 

Başak Kültür ve Sanat Vakfı’nın7. Kuruluş Yıldönümünde sizleri de

aramızda görmekten mutluluk duyarız.

 

 

PROGRAM:

 

 

Açılış             

Sinevizyon Gösterisi            

Kardeş Türküler

Şahmaran Çocuk Tiyatrosu (BSV)

Simone Alves & ASTRAKAN PROJECT

Seyr-i Mesel Tiyatrosu

Başak Müzik Grubu (BSV)

 

 

ADRES:

 

Kadıköy Halk Eğitim Merkezi

Bahariye Cad.

Kadıköy / İstanbul

 

Tarih:  29.08.2010

 

 

Saat  : 16:00 – 19:00

 

Biletlerimiz bağış karşılığında 10 TL’dir.

Bilet alışları: Etkinlik günü Kadıköy Halk Merkezi

 

 

Vakıf Tel: 0216 420 49 68

                         

 

 

--------------------------------
ZORUNLU GÖÇ GENÇLERİ  BULUŞTU

Başak Kültür ve Sanat Vakfı ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ortaklığı ile ‘Seçeneğin Var, Sesimi Duy’  (You have a choice, hear my voice) adlı  “Zorunlu Göçün Çocuklar ve Gençler Üzerindeki Etkileri 2004-2010 Karşılaştırmalı Araştırma” verilerini  8 Ağustos 2010 Pazar Kadıköy’de İDO Sanat galerisinde  düzenledikleri bir etkinlikle buluşturdu. Bu etkinlik hakkında basında çıkan haber linkleri tıklayınız.....

 

 

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/15512098.asp?gid=373

 

 

http://www.taraf.com.tr/haber/memlekete-geri-donelim.htm

 

http://www.gunlukgazetesi.net/haber.asp?haberid=99366

 

 

Başak Kültür ve Sanat Vakfı ve Bilgi Üniversitesi Göç Uygula maları ve Araştırma Birimi ortaklığı ile (Seçeneğin Var, Sesimi Duy ) “You have a choice, hear my voice” adlı . “Zorunlu Göçün Çocuklar ve Gençler Üzerindeki Etkileri  2004-2010 Karşılaştırmalı Araştırma” verilerini  8 Ağustos Pazar günü gerçekleştirdiği “Gençlik Buluşması” ile gençlerle paylaştı.

 

            2004’te“ Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliği tarafından desteklenen Demokrasi ve İnsan Hakları için  Avrupa Girişimi Türkiye 2001 Mikro-Proje  Programı, Ref.:2003/EIDHR-micro/007”kapsamında desteklenen SES-ÇIK “Sorun Etme-Sahip Çık” proje   verileri Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu'nun İnsan Hakları Fonu  desteği ile gerçekleşen “Seçeneğin Var, Sesimi Duy Projesi” projesi ile güncellendi.

 

İDO Sanat galerisinde 8 Ağustos Pazar günü saat 15.00’da gerçekleştirilen etkinlikle zorunlu göç mağduru 150 gençle bir araya gelindi. Basının da yoğun ilgi gösterdiği etkinliğe   anket yapılan gençlerin yanı sıra farklı gençlerde katılım sağladılar. Proje kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte Proje Koordinatörü  Ayşe Tepe tarafından proje içeriği  hakkında bilgi verildi ve Proje Kapsamında ki gençlerle gerçekleştirilen belgesel gösterildi. İlgiyle izlenen sunum  gençlerden gelen yoğun sorularla adeta bir tartışma platformuna dönüştü.  Son olarak çözüme yönelik neler yapılabileceğine dair görüş ve öneriler alındıktan sonra  vakfımızın müzik grubunun dinletisi eşliğinde kokteyl ve halaylarla sona erdi.

 

1 Aralık 2009’da başlayan proje 31 Ağustos 2010’da sona erecektir. Proje kapsamında yapılan anket çalışması ile 353 yetişkin, 260 çocuk ve 267 gence ulaşıldı. Gençlerle ilgili  eğitim, çalışma yaşamı ve sosyal güvenceye ilişkin edilen verilerin bir kısmını toplantıda paylaşıldı.  

Bize bu buluşma için mekanını açan ve sosyal sorumluluk adına önemli bir duyarlılık gösteren İDO genel müdürü Dr. Ahmet Paksoy’a ve bizi bu etkinlikte yalnız bırakmayan İDO Sanat Galerisi Yöneticisi Ayşegül Abay’a  teşekkür ederiz.

Projenin sonuç raporu ise15 Eylül 2010 tarihinde Saat 10:00’da  yapılacak olan basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaşılacaktır.

 

Paylaşılan veriler ektedir..

Saygılarımızla;

 

Başak Kültür ve Sanat Vakfı

 

 ----

ZORUNLU GÖÇ GENÇLERİ  BULUŞTU

Toplantıda açıklanan veriler

 

A- Okumayan gençlerin eğitim seviyesi

 

a- Hiç okula gitmeyen                    (Ses-Çık) Sayı:%32,1 (Ses-Duy) Sayı:%11,5%

b-  İlkokuldan terk                          (Ses-Çık)18.7  (Ses-Duy) %21,0%

c- İlkokul mezunu                          (Ses-Çık) % 33,6 (Ses-Duy) %9,5

d- Ortaokul terk                             (Ses-Çık) % 3,7 (Ses-Duy) %7,0

e- Ortaokul (ilköğretim) mezunu   (Ses-Çık) % 3,0 (Ses-Duy) %18,5

f-  Lise terk                                    (Ses-Çık) % 2,2 (Ses-Duy) %15,5

g- Lise mezunu                              (Ses-Çık) % 6,7 (Ses-Duy) %16,5

h- Yük. okul veya üniv. Terk        (Ses-Çık) % 0,0 (Ses-Duy) %0,5

B-Genç Kadınların Eğitim/Çalışma Durumu

 

a-      SES-ÇIK : Öğrenci:%6,4 , Hem öğrenci, hem çalışıyor:%0, Çalışıyor:%36,2

Öğrenci değil,çalışmıyor: 57,4

b-     SES-DUY : Öğrenci:%20,4, Hem öğrenci, hem çalışıyor:%3,6, Çalışıyor:%28,1

      Öğrenci değil,çalışmıyor: 47,9

C-Genç Erkeklerin Eğitim/Çalışma Durumu

 

a-SES-ÇIK  : Öğrenci:%8,2, Hem öğrenci, hem çalışıyor:%1,4, Çalışıyor:%78,1, Öğrenci değil,çalışmıyor: %12,3

b-SES-DUY : Öğrenci:%18,4, Hem öğrenci, hem çalışıyor:%8,0, Çalışıyor:%57,0

Öğrenci değil,çalışmıyor: %17,0

 

D-Sosyal Güvence

 

      a-Ses-Çık (Kadın) :Kayıtlı değil: %76,3, SSK:%23,7, Emekli Sandığı: %0,

                       Erkek: Kayıtlı değil : %87,1,SSK:%12,9, Emekli Sandığı: %0

b-Ses-Duy (Kadın): Kayıtlı değil: %39,9, SSK,Bağ-Kur,emekli sandığı:%46,2, Yeşil Kart: %14,0

                  Erkek: Kayıtlı değil : %38,0, SSK,Bağ-Kur,emekli sandığı:%54,4,Yeşil Kart: %7,6

E-Çocuk ölümleri Proje ekibinin paylaştığı önemli verilerden biri de göç eden ailelerde meydana gelen çocuk ölümleri oldu. Oldukça çarpıcı olan bu veriler çocuk ölümlerinin en önemli yaşam hakkı ihlali olduğu belirtildi.Görüşme yapılan 353 hanenin %34,7’si (n=122) en az bir bebek veya beş yaş altı çocuk ölümü gerçekleştiğini belirtmiştir.[1] Hanelerde toplamda 210 bebek ve çocuk ölümü gerçekleşmiştir. Birden fazla çocuk ölümü gerçekleşen hanelerin oranı ise %15,9’dur

 

Çocuk ölümlerine ilişkin ölüm nedenleri ise şu şekilde açıklamışlardır: Maddi  imkansızlıklardan dolayı doktora, hastaneye götürememe, doktor veya hastanenin olmayışı kaza riski olan sağlıksız konutlarda yaşamak.



[1] İstanbul genelinde yapılan “Çocuğun iyi olma hali” araştırmasında görüşülen ailelerin %10,3’ünde en az bir çocuk ölümünün gerçekleştiği, toplamda ise 136 çocuk ölümü gerçekleştiği belirtmiştir.

 

--

 “Çocuklar badem ağaçlarına benzerler.
Bir ılıman hava esmeye görsün açarlar çiçeklerini”
Başak Kültür ve Sanat Vakfı olarak düzenlediğimiz sokakta sanat projemizin 9. haftasında Üsküdar’ın Kirazlıtepe mahallesindeydik. Bu çalışmamızın en anlamlı yanı birlikte onlarca atölye çalışması yaptığımız Başak çocuklarının şimdi bu projede bizlere asistanlık yapıyor olmalarıydı. Kirazlıtepe’ ye gidişimizin birinci günü bizi bekleyen bir grup çocukla karşılaştık. Etrafımıza toplanan ve merakla neler yapacağımızı bekleyen çocuklara kısaca çalışmamız hakkında bilgi verdik. Biz söyleyeceklerimizi bitirir bitirmez bir anda sokak aralarında kaybolan çocuklar bir kaç dakika sonra arkadaşlarını da yanlarına alıp kalabalık bir çocuk grubu ile geri geldiler. Sevinç ve heyecanla etrafımızı saran çocuklarla keyifli çalışmalar yürüttük, güldük, eğlendik, oyunlar oynadık.
Ailelerin ilk baştaki şüpheci bakışları ve temkinli yaklaşımları ise zamanla yerini keyifli seyirlere bıraktı. Çalışmalara katılmakta çekingen davranan çocukları da ailelerin kendileri ikna ettiler. Diğer taraftan mahalleli insanların da bu çalışmaya katılmış olması bizler için ayrıca keyif verici oldu.
Üç günlük çalışmamızda farklı yaşlardan 161 çocuk etkinliklerimize katıldı. Bu etkinlilerde palyaço, resim, kukla, yüz boyama ve ritim atölyeleri yaptık. Her hafta olduğu gibi bu hafta da çalışmaya katılan bir gönüllümüzün izlenimlerini sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz.  2.gün çalışmaya katılan ve izlenimlerini bizlerle paylaşan ve “ Çocuklar badem ağaçlarına benzerler.“Bir ılıman hava esmeye görsün açarlar çiçeklerini”diyen Sevgili Gurbet ilbars’ın yazısını ekte bulabilirsiniz.
Katılan Gönüllüler:
Jahale Milani, Charlotte Heslouin, Alessanadra Mainini, Elena Lar Rovera, Hümeyra Tusun Yeğin, Gurbet ilbars, Gökhan Ballıkya, Kadriye Kurt, Zafer Atmaca,Kinem Aydın,Dicle Kuaz,Serbun Yurtsever
"23 Temmuz Cuma günü Büyük Çamlıca Tepesi'nin eteklerine kurulmuş Kirazlıtepe Mahallesi'ndeydik... Semtin 'öteki'çocuklarıyla yaşanan savaşları, yoksullukları, sorunları, sorumsuzlukları bir kenara bırakıp; tüm asık suratlara inat gülen kuklalar yaptık. Her çocuk kendi dünyasındaki yüzü yaratmak istiyordu. Sanki çoktandır bu anı bekler gibi hünerli elleri telaşlı ve aceleciydi.Daha dünyaya gelmeden birçok şeyi yitirmiş olan bu çocuklar şimdi de oyuncaklarını kaybetmemeye çalışıyorlardı. Maalesef yitirme korkularını burada da görmek mümkündü. Ama bu kez onlar kaybeden değil,kazanan oldular....Çoraplar ellere geçirildi....
Düğmeler göz,renkli tüyler saç oldu...Herkes gülümseyen kuklalar yaptı...Kuklalar gülümsedikçe yaz sıcağında yanakları al al olmuş çocuklar da gülümsüyordu.Bir anlık felaketler nasıl yok edebiliyorsa çocukların sevinçlerini; inanıyorum ki bir anlık mutluluklar yeniden yeşertebilir çocukların umutlarını. Bence o gece bütün çocuklar huzurla uyuyup,güzel düşler görmüşlerdir...Çocuklar badem ağaçlarına benzerler. Bir ılıman hava esmeye görsün açarlar çiçeklerini...Çocuklara çiçeklerini açtırdığın için, onlara güzel havalar estirdiğin için teşekkürler  BAŞAK... "Gurbet ilbars
Başak Kültür ve Sanat Vakfı
-----------------------
SOKAĞIN SESSİZ ÇIĞLIĞINDA SANAT
Sokakta Buluşan Kültürler Projesi Kapsamında her hafta İstanbul’un  bir İlçesinin Şehir Merkezinden uzak bir sokağına konuk olan Atölyemiz hafta sonu yağmurun azizliğine uğrasa da İstanbul sokaklarını renklendirmeye ve kurumlar arası işbirliği etkinliklerinde yer almaya devam ediyor.
Sokakların sessiz çığlığında çocuklara sanatla umut aşılayan atölyemizle bu hafta İstanbul’un üç ayrı noktasındaydık. 16 Temmuz 2010'da Sarıyer-Bahçeköy/Bahar Country'de gerçilektirileşen V.İSTANBUL  SOSYAL HİZMETLER ŞENLİĞİNDE  İstanbul'da Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı kuruluşlarda kalan yüzlerce çocuk ve gençle bir araya geldik. Bu etkinliğe Müzik, Resim, Seramik ve yüz boyama atölyeleriyle katıldık. Küçük Müzisyenimiz Ronahi’nin keman dinletisi ve gönüllerimizin fabrika işçisi gibi çalıştık dedikleri bu etkinlikte ne kadar yorulsalar da unutmayacakları anılar yaşadılar,yaşattılar.
İkinci gün Kartal İlçesinde, Kartal Pir Sultan derneğinin desteği ile Cumhuriyet Mah Ceviz Sokağındaki çocuklarla buluştuk.
Üçüncü gün ise Kadıköy’e Bağlı Fikirtepe’nin bir sokağına konuk olduk. Bu hafta Çalışmaya Katılan Derya Özkan Duygularını bizim için kaleme aldı. bizde  sizlerle paylaşmak istedik.
Sıcak bir öğlen sonrası koyulduk yola rotamızda Fikirtepe ,“Çeşme Sokak” vardı bu sefer. Adını aldığı çeşmeden bir eser olmasa da çeşme başı serinliğinde ki sokağımıza vardığımızda tanıdık sesler çalındı kulaklarımıza.Ne yapacağını bilmemenin verdiği heyecanla kıpırdayan ama çekingen çığlık gözlü çocuklar…
 Arkadaşlarına haber vermeye giden çocukları biraz bekledikten sonra sermeye başladık örtülerimizi. Rengârenk kumaşların, tüylerin, boncukların gölgeleri ışıdı birer birer çocukların yüzünde. Belki de fark edilmenin verdiği gurur ve heyecanla yaklaşmaya başladılar minik elleriyle. Bugünkü konumuz el kuklalarıydı. Minik çoraplardan süsleyerek oluşturduğumuz birkaç örnek kuklayı ellerine geçiren gönüllülerimiz, “Meerhaba, ben Alessandra” “Ben Elena” “ Bense Charlotte” dedikçe çocukların yüzünde ki sabırsızlık görülmeye değerdi. Üstelik bu çalışmanın bir diğer güzel yanı gün bitiminde çocukların ellerinde bugünü hatırlayacakları bir hatıra ile ayrılacak olmalarıydı.“Yaptığınız kuklaları alabilirsiniz ”dediğimde, geldiğimizden beri yan taraftaki kaportacının kapısından bize bakan 12 yaşında ki Emrah, doğruldu olduğu yerden ve yanıma yaklaşarak adeta bir sır verircesine,“ Eğer kuklalar bizde kalacaksa bende yapayım bir tane, Kardeşim için!” dedi.
İşte o an derinden hissettim kaportacı levhası altında vücudu araba yağı ve kiri içinde kalmış bu koca bakışlının sadece bir çocuk olduğunu…  Geniş bir halka oluşturarak başladık hayallerimizi dökmeye. Yoldan geçenlerin, balkonlardan sarkanların bakışları altında dış dünyayı unuturcasına aktı yüreklerimizden geçenler kumaşlara, kartonlara, boncuklara.
Bizi biraz uzaktan seyreden iki erkek çocuk çarptı gözüme. Elimdekileri bir yana bırakıp yavaşça yanlarına yaklaştım.“Neden gelmiyorsunuz?”dediğimde, gözlerinde ki heyecan eşine sık rastlanmayan bir alevli yalaz misali çaktı ama nedense onları tutan bir şeyler vardı. Önce üstelemek istemedim ama sonradan fark ettim ki adeta üstelememi istiyorlardı, “haydi bir kez daha çağır hatta çek götür işte” dercesine bakıyorlardı bana.Emrah’ın biraz evvel verdiği o koca dersten sonra anladım ki minicik yüreklerine kocaman şeyler sığdırmış bu 10–11 yaşında ki çocuklar utanıyorlardı adeta çocuk olmaktan. Çocuk olmak, oyun oynamak basitti ve manasını yitirmişti sanki çok zaman önce.“Siz zaten büyüksünüz biliyorum, haydi gelin kardeşlerinize götürürsünüz onları sevindirirsiniz” dediğimde, bir görev yüklendiklerine kendilerini inandıran bu minik yürekler de katıldı diğerlerinin yanına.
Bugün Çeşme Sokak’ta ben ve tüm arkadaşlarım bir kere daha anladık gerçek mutluluğun bir çocuk tebessümünde bir yerlerde gizli olduğunu.Başımı kaldırdığımda göz göze geldiğim arkadaşlarım hiçbir söz kullanmadan anlattılar tüm hislerini. Zaman anlamadığımız çabuklukta akıp giderken, ellerinde kuklalarıyla oynamaya koyulmuş 25i aşkın çocuk kaldı ardımızda.
Arkamızdan el sallayan, bir daha ki buluşma gününü düşlemeye çoktan koyulmuş 25 koca yürekli minik insan…
Derya Özkan
Başak Kültür ve Sanat Vakfı----
 SOKAKTA BULUŞAN KÜLTÜRLER
Sokakta Buluşan Kültürler projemizin bu haftaki güzergahı Tuzla ilçesiydi. 13-14 Haziran 2010 tarihleri arasında Tuzla Aydınlı beldesi Ayazma parkında 97 çocuğun katıldığı iki günlük atölye ile ilgili Italya’dan bir gönüllümüzün gözlemlerini sizinle paylaşmak istiyoruz.
Başak Kültür ve Sanat Vakfı
Adım Jahela, İtalyalıyım. EVS gönüllüsü olarak Ekim 20*09 yılından itibaren Basak Vakfı’nda çalışıyorum.
Sonbaharda projeme başladım. Çocuklarla palyaço atölyesi dahil olmak üzere birçok çalışma yaptım. Projenin başlangıcında beraber çalıştığım EVS gönüllüleri şu anda 6 aylık sürelerinin sonuna geldikleri için burada değiller. Şimdi diğer EVS gönüllü gurubuyla çalışıyorum. Yaz projesi ikinci  “Sokakta Sanat” projesinde çalışıyoruz.
İkinci hafta. İstanbul’un Anadolu tarafında bir ilçe olan Tuzla’ya gittik. Parkta çalıştık, güneşli ve sıcak bir gündü. İki gün için iki atölye gerçekleştirdik. Birisi Elen ve Louis’in yaptığı resim atölyesi, diğeri Alessandra, Charlotte ve benim yaptığımız dans ve müzik atölyesiydi
Cumartesi yaptığımız dans atölyesini müzik olmadığı için gerçekleştiremedik. Biz de çocuklarla şarkı ve oyun atölyesi yaptık. Çocukların şarkı  söylemekten çok hoşlandıklarını keşfettik. Onun için sonraki gün, aynı hatayı yapmadık ve ses kullanma atölyesini gerçekleştirdik.
Günün sonunda, çalışmamız başarılı  oldu ve mutlu olduk. Çocukların katılımı ve ilgisini çekmek açısından İngilizce bilen gönüllüler bize çok yardımcı oldu.
Çocuklara, birbirimizi dinleyerek birlikte çalışabileceğimizin, aynı zamanda bedenlerini nasıl bir iletişim aracı olarak kullanabilecekleri üzerinde durduk.
Bu çabalarımız katılan çocuklar tarafından memnunlukla karşılandı, kendimiz de yaptıklarımızdan memnun kaldık.  
İkinci gün soruna (müzik olmaması) alternatif bulmak için çocukların isteklerini göz önüne alıp istenileni bir atölye çalışmasına dönüştürmek konusunda sağladığımız başarı bize, çocukları dinlemenin önemini gösterdi.
Bu ‘dinleme’ konusunda bizim için de eğitici oldu. Çocuklar bizden, deneysel olmayı, beraber çalışmayı, bedeni bir iletişim aracı olarak kullanabilmeyi öğrendiler.
Biz ise, çocukları dinlememiz, adaptasyon ve strateji geliştirebilmeyi öğrendik.
Gerçekten de iyi bir değiş  tokuştu.
 Jahela Milani:Tuzla deneyimleri
Proje deneyimi 12-13 Haziran 2010

--------

CAZ’IN VE BLUES’UN MUHTEŞEM RİTMİ
CHARLIE PORTER DÖRTLÜSÜ VAKFIMIZDA
ÇOCUK VE GENÇLERİMİZLE BULUŞTU 

11 Haziran 2010 tarihinde vakfımızı ziyaret eden Charlie Porter Dörtlüsü çocuk ve gençlerimize unutamayacakları bir gün yaşattılar.

 

Çevre okullardan ve mahallelerden de atölye çalışmasına katılan çocuk ve gençleri cazın ana ritminden yola çıkarak  caz’ın büyülü dünyasıyla buluşturdular.Büyük bir heyecanla atölye bitimine kadar kalan çocuklar caz ve blues’u belki de ilk kez dinleyip canlı bir performansa tanıklık ettiler.
Grbun solisti Charlie Porter çocuklarla öylesine güzel bir diyalog kurdu ki çocuklar adeta müziğin tonların içinde yüzdüler ve müziğin evrensel ritmi ile tempo tuttular. Kurdukları iletişim “caz böyle sevdirilir” denecek kadar güzel ve güçlüydü. Çünkü atölye çalışmasına katılan çocuklarımız için caz yabancı ve çok uzaklardan gelen bir  sesti yalnızca.

 

Çocuklara kimi zaman hiç konuşmadan sadece ritmik seslerle, kimi zaman da sadece enstrümanlarla diyalog kurulabileceğini gösteren Charlie, sahneye davet ettiği Başak müzisyenleri ve çocuklarıyla  ezgilerle ve melodilerle konuştular. Charlie Porter Afrika kökenli olan cazın muhteşem ritmini kullanarak bazen alkışlarla bazen de insan sesleriyle  cazı hissederek yaşamalarını sağladı. Ardından hüznün blues müziğinde nasıl ifade bulduğunu ve müzik ile hüznün mutluluğa nasıl dönüştüğünü anlattılar.
 
 Çocuklara cazı sevdiniz mi diye sorduğumuzda gözlerinde mutlu bir tebessüm görmek bizi ve grubu çok sevindirdi. Coşkulu alkışlarla sahneden inen  Charlie Porter dörtlüsünün çocuklarla kurdukları  sıcak ve samimi ortam  hepimizi çok mutlu etti. Müziğin evrensel birleştirici sihri hepimizi etkisi altına aldı.
Atölye bitiminden sonra çocuklar eğlenceli ve öğretici bir gün geçirmenin sevinci ile vakfımızdan ayrıldılar.

 

 

Başak Kültür ve Sanat Vakfı

 -------

Sokakta Buluşan Kültürler
Başak kültür ve sanat vakfı  tarafından yürütülen sokakta sanat projesinin ilk çalışması  04-05.06.2010 tarihleri arasında Ataşehir\Kayışdağı 80.yıl parkında resim, kolaj, takı ve dans etkinlikleriyle başladı
İki günlük çalışmaya 4-16 yaş grubundan toplam 95 çocuk katıldı. Çalışmamızda hedef grubumuz 07-13 olmasına rağmen 30 ve 18 yaşındaki gençlerde çalışmamıza ilgi gösterdiler bizde onların bu ilgilerini karşılıksız bırakmadık ve çalışmamıza katıldılar. Çocuklar ilk başta uzaktan seyretseler de yavaş yavaş katılmaya başladılar.  Kimi zaman annelerinin zoruyla katılsalar da çalışma sonuna kadar bizimle kalmaya devam ettiler ve ikinci günde istekli bir şekilde katıldılar.
Ancak hem ailelerin hem de çocukların sorduğu ilk soru ücretlimi sorusuydu. Dolayısıyla çalışmanın  önemi kendisini bir daha ortaya koydu.  Bu projede çocukların sanatsal aktivitelere ücretsiz ve uzağa gitmeden ulaşmalarını  sağlamak temel amacımızdı. Çünkü olanağı olmayan çok sayıda ki çocuk
Sanatsal aktivitelere ekonomik nedenlerle katılmamakta. Etkinlikler ücretsiz olsa da uzakta olması birde yol parası işin içine girince çocukların katılımı  oldukça zorlaşmakta.
Bir diğer amacımızda çocukların farklı kültürlerle tanışmaları ve sanatsal aktiviteler aracılığıyla kaynaşmalarını sağlamaktı. Etkinlikte Avrupa’dan gelen gönüllülerimiz Türkçe çocuklarda İngilizce bilmedikleri halde oldukça iyi bir diyalog sağlandı. Karşılıklı çalışma ve katılım isteği diyalog sorununu ortadan kaldırdı ve çok keyifli iki gün geçirdik. Projede yer alan ekip: Elena Lar Rovere (İtalya) ,Jahela Milani (Italya), Luis Gandara (Fransa),Alessandra Mainini (Italya) ,Charlotte Heslouin (Fransa). Gülbahar Dağ (Tiyatro), Mehmet Ceber (Kamera), Sergun Yurtsever (Teknik), Kadriye Kurt (Müzik), Sibel Erduman (Fotoğraf)  06.06.2010 
  
Hümeyra Tusun Yeğin
Proje koordinatörü   

 

Sokakta Sanat

Benim ismim Charlotte Heslouin. Fransalıyım. Bir aydır Türkiye’deyim. EVS projesini gerçekleştirmek için altı ay burada kalacağım. Diğer dört gönüllü arkadaş ve Başak Sanat Vakfı’nda çalışanlarla birlikte 4 Haziran günü Sokakta Sanat Projesine başladık. Bu projenin amacı, faklı kültürlerle buluşmak, çocuklarla sanat atölyeleri yoluyla buluşmak. Bunu için halihazırda, resim ve dans atölyesi olmak üzere Ataşehir ve Kayışdağı parkında iki atölye çalışması yaptık..

İletişim zorluğu yaşamak benim için yeni bir tecrübeydi. Çünkü, Türkçe bilmiyorum.Bu atölyeyi hazırlamak, konuşulan dil bizim ana dilimiz olmadığı için diğer gönüllülerle birlikte çocuklara onlardan ne istediklerimizi, aktivitenin amacı ne olduğuna dair iletişim kuramamak benim için üstesinden gelmem gereken önemli sorunlardı. Bundan dolayı, birlikte yaşamak bilgilerimizi paylaşmak açısından çok ilginç bir tecrübe oldu. Çocukların başka bir kültürü tanımalarına ve düşünme biçimlerini anlamalarına yardımcı oldum, bu arada onlar da bana bakış açımı genişletmem ve ön yargılarımı kırmam açısından yardım etti.Son olarak, bu atölyenin asıl amacı, benim açımdan, birbirimizden öğrenmek, birbirimizi anlamak, dinlemek ve saygı göstermek ve tabi ki iyi vakit geçirmek ve yaptıklarımızdan zevk almaktı. 

Charlotte Heslouin

-------------------

Farklı Kültürleri Sokakta Buluşturuyoruz….


2010 yılında melodilerimizle, renklerimizle, farklılıklarımızla Gezici sokak sanat Atölyeleri ile yeniden İstanbul’un öteki sokaklarına akacak, gülüşlerimizi çoğaltacağız..(Linkleri tıklayınız)

 http://www.t24.com.tr/haberdetay/79304.aspx

 ----------------

Vakfımız Fark yaratanlar Programı CNN TÜRK'te
Konuyla ilgili Link altta

http://www.sabancivakfi.org/tr/programlar/fark_

yaratanlar/bolumler/bolum31/bolum31.php

 -----------

Göçe Ses Veriyoruz…

SES-ÇIK “Sorun Etme Sahip Çık” Proje verileri güncelleniyor. Başak Kültür ve Sanat Vakfı, 2004 yılında gerçekleştirilen ve zorunlu göçün çocuk ve gençler üzerindeki etkileri konulu Türkiye’de ilklerden olan çalışmasının verilerini 2010 yılında güncelleştiriyor.

Başak Kültür ve Sanat Vakfı kurulduğu günden itibaren  çocuk ve gençleri göçün ve yoksulluğun olumsuz etkilerinden korumayı hedeflemektedir.

Başak Kültür ve Sanat Vakfı, göç konusunda önemli çalışmaları olan Bilgi Üniversitesi Göç Uygulamaları ve Araştırma Birimi ortaklığı ile Hollanda Baskonsoloslugu'nun Insan Haklari Fonu  kapsamında finanse ettiği (Seçeneğin Var, Sesimi Duy ) “You have a choice, hear the voice” adlı projeye başladılar. “Seçeneğin Var, Sesimi Duy” Projemiz, Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliği ve Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupa Girişimi Türkiye 2001 programı kapsamında desteklenen SES-ÇIK “Sorun Etme-Sahip Çık” proje verilerinin güncellenmesini amaçlamaktadır.

 Proje Aralık 2009- Eylül 2010 döneminde  gerçekleştirilecektir.İstanbul’un Asya yakasındaki Kadıköy,Üsküdar, Ümraniye, Beykoz, Maltepe, Kartal, Pendik, Sultanbeyli ve Tuzla ilçelerinde SES-ÇIK Projesi kapsamında daha önce görüşme yapılan kişilerle  anket çalışması yapılacaktır.Anket çalışmalarıyla 500 aile, 1000 çocuk ve gence ulaşılması hedeflenmektedir. SES-ÇIK Projesi zorunlu göçün büyük kentlere taşıdığı sorunları çarpıcı sonuçlarıyla ortaya koyarken, verilerinin güncellenmesi gerekliliği ortaya çıktı. Geçen altı yıllık süreç içerisinde zorunlu göç mağduru kişilerin yaşamlarında nelerin değiştiğine yanıt aramak için proje ekibi saha çalışmasına başladı.

Proje sonunda elde edilen tüm veriler bir yayın haline getirilecek ve görsel materyaller hazırlanarak akademisyenlere, üniversitelere, yerel yönetimlere, kamu kurumlarına, Parlamentoya, Sivil Toplum Kuruluşlarına, ilgili tüm paydaşlara önemli bir kaynak oluşturulması ve ulaştırılması hedeflenmektedir .Karşılaştırmalı veri günceleşmesiyle bu alanda bir ilk olan Projemizin, kamuoyunda zorunlu göç sorunun görünür kılınmasında, soruna karşı duyarlılığın gelişmesinde ve bu yolla sorunun çözümüne katkı sunacağına inanıyoruz.

Araştırma sonunda tekrar ilan edilecek bir tarihte basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaşılacaktır.

 19.02.2010 

Başak Kültür ve Sanat Vakfı

Not: Konuya  ilgili  Basın ve Web.sitelerinde çıkan haber linkleri 

http://www.atasehir.com.tr/kultur-sanat/goce-ses-veriyoruz.html

 

http://www.istanbulburda.com/Sorun-Etme-Sahip-Cik-25712

 

http://ajans3g.com/?p=4156

 

http://www.nupelda.com/showthread.php?t=40530&p=99672#post99672

 

http://www.gundem-online.net/haber.asp?haberid=87298

 

http://basinbultenleri.blogcu.com/goce-ses-veriyoruz-yilmaz-parlar-bildirdi/7060723

 

http://www.paxhawig.com/news_19243_G%C3%B6%C3%A7e-Ses-Veriyoruz---.html

 -------------

BAŞAK ÇOCUKLARINDAN RENKLER VE

SESLER FOTOĞRAF SERGİSİ

 

“Başak Çocuklarından Renkler ve Sesler” Fotoğraf Sergisi, 09 Ocak 2010 tarihinde,  Yeni Kadıköy İskelesi’nde sanatseverlerle buluştu.

09-14 Ocak tarihleri arasında, Kadıköy İDO sergi salonunda devam edecek olan SERGİ‘nin açılışı yapıldı. Açılış kokteyli, 09 Ocak tarihinde vakfın 10 yaşındaki öğrencisi Ronahi Dölek’in keman dinletisi ile açıldı.

Kentin kültür ve sanat yaşamına da katkı sunan İDO sergi salonu; muhtemelen ilk defa, kentin öteki (Varoş) çocuklarının kendi ürettikleri eserleriyle buluşmalarını olanaklı kıldı; bununla birlikte yine  ilk defa, sokağının  dışına  çıkma olanağı bulamayan  iki yakanın çocuklarını, onların kendi ürettikleri  sanat eserleri altında birleştirdi.

Kentin güzellikleri olan denizin, vapurun, martıların, kız kulesi manzarasının karşısında, minik  misafirlerininin kalp atışlarına ve tatlı heyecanına tanıklık etti. Geleceğin sanatçı adayı Ronahi’nın keman tellerine  usta dokunuşunun heyecanı ise, sergiye ayrı bir tat kattı ve yaşıtlarının, vakfın gönüllülerinin, kursiyerlerin, eğitmenlerin, sivil toplum kurum temsilcilerinin ve ailelerin büyük beğenisini topladı.

Ardından sanat danışmanı İşil Aydın’ın büyük emek ve özveriyle hazırladığı (gün boyu sanat galerisinde akacak olan) sinevizyon gösterimi başladı. EVS (Avrupa Gönüllü Hizmeti) programı kapsamında, Başak Sanat ve Kültür Vakfı’nda gönüllü eğitmenlik yapan ressam-heykeltraş Aude Scahaftingen ve David Greco’nun salonda çocuklarla yaptıkları resim ve seramik atölyeleri çalışması  ise, sergiye katılanlarca ilgiyle karşılandı.

Vakıf Başkanı Şahhanım Kanat açılış konuşmasında; Sergi’nin, 2007-2009 yılları arasında, kentteki, hedef grubunun ağırlıklı olarak yaşadığı semtlerde yürütülen 5 ayrı (Başak Gezici Sokak Sanat Atölyesi, Tiyatro ve dans gösterileri, “İyi Yolculuklar” Projesi, Benim Dünyam Atölyesi, Kendi Oyuncağını Kendin Yap) sanatsal içerikli projeden, toplam 818 çocukla yapılan çalışmaları kapsadığını belirtti ve serginin 70 fotoğraftan oluştuğunu ifade ederek,

Şahhanım Kanat konuşmasına şöyle devam etti;

Başak Kültür ve Sanat Vakfının, dar gelirli, yoksul, yoksun, göç mağduru çocuk ve gençlerin, sanat yoluyla kendi sorunlarıyla baş etmelerini, kendilerini özgürce ifade etmelerini ve en önemlisi kendi kendilerine yeterli hale gelmelerini amaç edinmiş bir Kurum olduğunu vurguladı. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti olmasının sorumluklarını artırdığını, bu  dönemde sokak çalışmalarını daha geniş bir alana yayarak, devam edeceklerini belirti.

Ayrıca; Şahhannım Kanat, bu tür çalışma yapan kurumlar için, etkinlik yapılacak mekânlara ücretsiz ulaşımın önemli olduğunu ifade etti ve bu açıdan da  “Başak Çocuklarından Renkler ve Sesler Fotoğraf Sergisi”ne mekânını açan ve desteklerini esirgemeyen İDO’ ya, ilçelerden çocukları sergi mekânına ulaştırmak için, araç tahsisinde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Turizm Müdürlüğü’ne teşekkür etti ve serginin 14 Ocak tarihine kadar devam edeceğini belirtti.      12.01.2010

 

BAŞAK KÜLTÜR VE SANAT VAKFI 

 

Sergi ile ilgili haber linkleri;

 http://www.istanbulburda.com/Renkler-ve-Sesler-SERGI-24491

   

 http://www.basaksehirrehberi.com/yasam/detail.asp?id=6924

 

 http://www.kobisektor.com/32/4431.html

  

 http://www.ntvturk.com/kadin-aile/basak-cocuklarindan-renkler-ve-sesler.html

 

http://www.denizhaber.com/HABER/20765/7/basak-cocuklarindan-sesler-ve-renkler.html

 

http://www.ibb.gov.tr/tr-TR/Pages/Haber.aspx?NewsID=17999

 

http://egazete.com/t%C3%BCrkiye-haber/yoksul-semtlerde-%E2%80%98sanat%E2%80%99la-oyun

  

 

http://www.deniztv.com/HABER/20765/7/basak-cocuklarindan-sesler-ve-renkler.html------

 

DERSİM’İN KAYIP KIZLARI

 

Başak Kültür ve Sanat Vakfı; “Dersim’in Kayıp Kızları” konulu araştırma ve belgeselin yönetmeni Nezahat Gündoğan ve Kazım Gündoğan’ı 20 Aralık 2009 tarihinde ağırladı.

Dersim 1937-38 yılı olaylarının bir başka dramatik yanı olan Dersim’in Kayıp Kızları hakkında Başak Kültür ve Sanat Vakfı’nda 20 Aralık 2009 Pazar günü söyleşi gerçekleştirildi. Oldukça kalabalık bir topluluğa hitaben yapılan söyleşide YAPIMCI VE YÖNETMEN NEZAHAT GÜNDOĞAN ve YAPIMCI, ARAŞTIRMACI KAZIM GÜNDOĞAN belgesel filmini oluştururken edindikleri bilgileri yaşadıkları tecrübeleri dinleyicilere aktardı. Bir toplumun, bir insanın öyküsünü dile getirdiler.

O öykülerde neler yoktu ki. Annesinin kucağından zorla alınan bir çocuğun kurşun seslerini duyup ailesinin yok edildiğine tanık olmasından, askerleri gören bir yavrunun korkudan, annesinin cansız bedenine sığınmasına, operasyonda aileleri katledilen kız çocuklarından güzel olanlarının seçilip evlatlık olarak askerlere verilmesinden, tamamen kendi toplumuna yabancılaştırılmış Dersim’lilere kadar bölge insanına yapılan vahşet anılarda, hafızalarda hala yerini koruyordu. 

Bu harekâtın son tanıkları olan Dersim’li kızlar ile yapılan röportajları, söyleşileri içeren, resmi makamların ve arşivlerin kayıtlarını ele alan “Dersim’in Kayıp Kızları” konulu araştırma belgeseli bu anlamda büyük bir boşluğu dolduruyor.

 6 yaşına kadar kendisinin Kürt-Alevi olduğunu, ondan sonra ise kendisini Türk-Sünni hissettiğini söyleyen bir Dersim’linin ifadesi gerçekten üzerinde durulması gereken bir nokta. Annesi-babası öldürülmesine rağmen kendisinin öldürülmemesinden dolayı Dersimli kız çocuğunun yaşadığı şükran, insanların yalnızlaştırılıp, zihinlerinde yaşatılan fırtınayı gözler önüne seriyor.

Kürt olmayı hele Kürt-Alevi olmayı medeniyet dışı görüp, medeniyetin olmazsa olmaz şartı olarak Türk ulusu kavramı içinde Türk-Sünniliğini gösteren 1938 devlet zihniyetini, yapılan katliamın her safhasında görmek mümkün. Evlatlık olarak asker ailelerine verilen Dersimli kız çocukları konusunda Sayın Nezahat Gündoğan  ve Kazım Gündoğan’ın değindiği her nokta, belirttiği her husus bir Dersimli için kendisini bu toplumda tanımlaması açısından büyük önem taşıyor.

“Dersim’in Kayıp Kızları” konulu belgeselin söyleşisi Başak Kültür Vakfı için ayrı bir öneme sahip. Bu söyleşide Dersim’in kayıp kızlarını andık. Dersim’de katledilen insanları andık. Tıpkı vakıf elemanları olarak yaptığımız her hareketin ilham kaynağı, vakfımızın kuruluş şiarı olan “kayıp kızımız” Helin BAŞAK’ı andığımız gibi. Bu yüzdendir ki bu söyleşiye yoğun ilgi gösterdi.

vakfımızın gönüllüleri.Bu yüzdendir ki salona sığmadık, ayakta izledik hatta yan odalarda sahneyi görmeden konuşmacıların her cümlesini hafızalarımıza kazımaya çalıştık.Dinleyicilerin içerisinde askeri harekâtta yakınlarını kaybetmiş bir Dersimli’den,Dersim Realitesi’ne ilgi duyan insanları; bir anneyi, bir babayı, bir kız çocuğunu, bir genci, yaşadığı çevreyi sorgulayan, kendisini bu toplumda anlamlandırmaya çalışan herkesi görüyorduk. Sadece dinleyici kalmadılar, öneriler ile sorular ile bu konuyu açmayı, bu yaraya dikkat çekmeyi istediler.

Bu istekleri ile Dersim’e yapılan zulmün artık politikacıların ideolojik söylemlerine kurban edilmemesini, Zulmü yaşayanların, evlatların yani Dersimli’lerin artık konuşması gerektiğini dile getirdiler.Başak Kültür ve Sanat Vakfı olarak Dersim’in kayıp kızlarını, katledilen tüm Dersim’lileri saygıyla anıyor, bu topraklar üzerinde daha çok acıların yaşanmaması için kendisini demokrat, aydın ve de en önemlisi insan olarak gören herkesi bir kez daha düşünmeye davet ediyoruz.

 

Başak Kültür ve Sanat Vakfı

 

Son Güncelleme ( Perşembe, 02 Eylül 2010 )
Devamını oku...
 
Başak Sokak Liginde bir hafta daha geride kaldı...
Yazar Deniz Perçin   
Perşembe, 20 Ağustos 2009
Başak Sokak Ligi’nde bir hafta daha geride kaldı...
Tarih, 6 Eylül Pazar. Bizim çocukların liginde  4. hafta oynanıyor. Şu anda 80 çocuğun katıldığı ve hâlâ katılmak isteyen çocukların bulunduğu kendi çapında 'dev' bir lig bu.  Katılan çocukların hepsi de bir hevesli ki, sormayın. Bu hafta maçlar da çekişmeli geçecek üstelik. Ligin ilk sıraları karmaşık. Bir spor yazarı gözüyle baktığımda “seyir zevki yüksek mücadeleler” olacak bu hafta.  Çocukların daha sahaya çıkmadan oynama ve kazanma isteğini gördükçe bizler de hevesleniyoruz üstelik.

Maçtan önce takımlar için son taktikler konuşuluyor bir taraftan. Diğer taraftan ısınıyorlar yedek futbolcular. Kaleci, defans, orta saha, forvet, hakem, antrenör... Öyle böyle bir şekilde bulmuşuz(!), ciddi ciddi ligimizi kurmuşuz. Bu arada İstanbul Gençlik  ve Spor İl Müdürlüğü’nden alınan top ve formalara TFF’den gelen ‘Herkes İçin Futbol’ yetkililerinin tedarik ettiği yelekler, kaleci eldivenleri ve futbol topları da eklenince çocuklar gibi bizim de yüzümüz gülüyor. Tabî, olan eksikler de yok değil ama biz de gördükçe kapatmaya çalışıyoruz. Futbolun içinde her zaman olan amatör ruh bizim de sonuna kadar yanımızda... Bizi biraz daha ‘ileriye’ atan da bu zaten..

Son Güncelleme ( Salı, 16 Mart 2010 )
Devamını oku...
 
Ziyaretçi Sayacı
Bugün27
Dün103
Hafta359
Ay1046
Hepsi88117
Haberler
Santral İstanbul Gezisi

Çocuk İhmal ve İstismarını Önleme Platformu

Zemheriye İnat

Başak Çocukları Sağlık Eğitiminde

Bianet'ten Bir Haber

Projelerimiz

İtalyan Gençler İstanbul'da

Tunceli'de Müze Girişimi

Italyan gazete La Municipalita'dan Bir Haber

Basaklar Oyuncak Müzesinde

"Benim Dünyam" Çocuk Sergisi

Kitabın İçinde Oynuyormuşum Gibi Oluyorum

Tunceli için Arkeolojik ve Etnografik Müze

Gençlik Buluşması - I

Munzur Festivali ve Çocuklar

Benim Dünyam Sergisi

Gençlik Bulusmasi - II

5. Kuruluş Yıldönümü

5. Kuruluş Yıl Dönümümü Gecesi

Radikal Gazetesi'nin Haberi

Başak Çocukları İnsan Haklarını Tartışıyor

Başak Gençleri EUROMED Forumunda !

Sultanbeyli Gençleri RAPOR

Eleni Video

Adrienn LAKOS

Broşür

Gençlerin Başarısı

Uluslararası Marjinal Gençler Semineri

Etkinlik...

Peristan Seyirciyle Buluştu...

Sosyal Hizmet Uygulamaları...

İtalya Yolculuğu...

Başak Çocukları "Alice" Adlı Oyunu Sergilediler...

Sanat'ın Sokaktaki Öteki Yüzü...

Ba_ak Gençlerinden Müzikal...

" Hasat " Seyirciyle Buluştu...

Radikal'den Haber...

Başak Sokak Liginde bir hafta daha geride kaldı...

Sokakta Şenlik, Sokakta Sanat...

DUYURU


Gençlerle Sağlıklı Yarınlara (CSÜS)

Farklı Yaşamlar Ortak Umutlar
Avrupa Gönüllü Hizmeti
Avrupalý Gönüllülerimiz
Proje Hakkýnda
Sultanbeyli Alan Calismasi
Gençlerin Başarısı
Videolar
Tüm videolarımız için tıklayın.
Vakıf Krokisi